MELEK ULAGAY TAYLAN'DAN, IŞİD'in Dünü, Bugünü, Yarını

MELEK ULAGAY TAYLAN'DAN, IŞİD'in Dünü, Bugünü, Yarını

MELEK ULAGAY TAYLAN'DAN ''IŞİD'in Dünü, Bugünü, Yarını'' Dizisine Başlarken IŞİD 29 Haziran 2013'te ''İslam Devleti ve Halifelik'' ilan etti. İlanın birinci yılında bu örgüt nasıl doğdu ve nasıl gelişti sorusuna yanıt bulabilmek farklı yönlerden bakmaya çalışacağız.

''İslam Devleti ve Halifelik'' ilanının birinci yılında IŞİD* Dosyasını açıyoruz.

Ramazan ayını dünya çapında yaklaşık 280 kişiyi katlederek açan İŞİD, bütün dünyaya sıcak bir yaz geçirtmeye hazırlanıyor.

Orta Doğu üzerine yazmak, söz söylemek, bilgi aktarmak giderek zorlaşıyor. Yüzlerce  kaynaktan  akan bilgiler, medyada gösterilenler, akademik çevrelerde yazılıp çizilenler, sadece daha büyük bir kafa karmaşasına yol açıyor.

Yaklaşık 50 yıl önce tanıştığım, insanlığın bu dünyadaki serüvenine, gerek geçmiş uygarlıklar, gerekse üç semavi dinin doğum yeri olarak damgasını vuran bu eşsiz çoğrafya, bugün  dünyanın odak  noktasında.  

Mezopotamya'yı tanımak

Mezoptamya'yı tanımak, bilmek, anlamak çok ama çok zordur. Batı'nın çok gururla savunduğu,  binlerce yıl öncesine giden “uygarlık” burada doğdu.

Amerika kıtasının  henüz bilinmediği, Avrupa'nın  Kuzey'den  gelen saldırgan güçlerle savaştığı dönemlerde , Mezopotamya'da Hamurabi yasaları doğdu, şehirler kuruldu, yazı bulundu, tarım yapıldı, Babil'in Asma  Bahçeleri yeşerdi. Fırat ve Dicle kıyısında birbirini izleyen uygarlıklar, üç semavi dinin temelini oluşturan yaşamları kurdular. 

Anadolu,  bugün de olduğu gibi, bu büyük uygarlıkların kavşak noktasıydı. Hepsinden etkilendi, yolların kesiştiği topraklara tüm bu medeniyetlerin uzantıları geldiler ve yerleştiler.

Savaşlar, acımasız  hükümranlar, göçler, acı çeken insanlar  hep oldu. Semavi dinler insanlığın acılarını sarmak, gücü sınırlamak, merhamet ve ve masumiyeti korumak gereğinden  doğdu. İsa Peygamber ezilmiş, hör görülen insanın muktedirlere karşı isyanının simgesi oldu.

Neden böyle bir giriş?  

IŞİD'i lanetlemek çok kolay. Uygar yaşamı, en başta kadın hakları olmak üzere  tüm insan haklarını hiçe sayan, ilkel ve barbar bir yaşam biçimini  ''İslam ve şeriat'' adına savunan bu kara giysili, kara düşünceli insanlar nasıl doğdu ve nasıl gelişti sorusuna yanıt bulabilmek için kendimize ve geçmişimize bakmak gerektiğine inanıyorum.

IŞİD, gökten inmedi, kimseye “vahi” de gelmedi. Birinci Dünya Savaşı'nın, o zamanlar yapılamayan, göstermelik barış anlaşmalarıyla üstü örtülen hesaplaşmalarının  sonucu olarak doğdu.

Bugün, IŞİD ile ilgili çıkan araştırmalar, kitaplar, makaleler çoğu Batı kaynaklı. Dünyaya hakim olmak, bilginin nerede ve nasıl üretildiği ile doğrudan bağlantılı.

Bu yazı dizisinde kullanılan kaynakların çoğu da Batı kaynaklı. Bazıları  Amerika Birleşik Devletleri (ABD)  kurumlarında çalışan, bazıları ise daha bağımsız olabilen kurum veya yayın organlarında yazan gazeteci ve araştırmacılara ait.

Son iki yılda IŞİD ile ilgili çıkan yayınların ve kitapların sayısı bir hayli kabarık. Yararlandığım kaynakların  tümünü yazı dizisinin sonunda bulabilirsiniz. (MUT/BA) 

* Irak Şam İslam Devleti diye Türkçeye çevrilen örgütün İngilizce adı: The Islamic State in Iraq and the Levant (ISIS). BBC’nin haberine göre, ISIS’teki “s”lerden biri Arapça (İngilizce) “al Sham”a tekabül ediyor. Bunun anlamı da Suriye, Şam ya da Levant (Doğu Akdeniz Ülkeleri) olabilir. BBC, örgütün küresel cihat kavramından hareketle, sözcüğün Doğu Akdeniz olabileceğini ifade ediyor. Cengiz Çandar da örgütün adının anlamını şöyle açıklıyor: “El Devle el-İslamiyye fi’l Irak ve eş-Şam” adlı örgütün baş harfleri okunduğunda Irak, Arapça ‘ayn’ ile yazıldığından, kısaca “Da’iş” diye telaffuz ediliyor. Şam, Osmanlı döneminin “Bilad eş-Şam”ını. Yani “Şam Ülkesi” anlamında. Yani, Suriye’yi ifade ediyor.

 

Melek Ulagay Taylan

İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Mezunu. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler'de yüksek lisans yaptı.1976-82 arasında ODTÜ'de İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Helsinki Yurttaşler Derneği'nde 1992- 2000 dönemi Yönetim Kurulu üyesi. 1992'de Nurdan Arca ile birlikte kurduğu Ajans21 Film şirketinde bir çok belgesel filmin yapımcısı ve yönetmeniydi. 2011'de Oya Baydar ile birlikte yazdıkları "Bir Dönem İki Kadın" Can Yayınları'ndan çıktı. Radikal İki ve bianet'te Orta Doğu üzerine yazılar yazıyor, yeni bir belgesel film üzerine çalışıyor.

Son Güncelleme: 29 Haziran 2015 09:14

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşivde Ara

Sizehaber'de Hangi Dilde Haber Yayınlansın?

  • Kürtçe
  • İngilizce
  • Diğer
  • Fransızca
  • İspanyolca
  • Almanca

Hava Durumu

Foto Galeri

Piyasa Durumu

DOLAR
r57shellr57shell